H. C. Andersen’in “Hans Andersen’den Hikayeler” adlı eseri, 19. yüzyılın başlarında yazılmış klasik masallardan oluşan bir derlemedir. Bu zamansız antoloji, “Kar Kraliçesi”, “Bülbül” ve “İmparatorun Yeni Elbiseleri” gibi unutulmaz hikayeleri içermekte olup; büyüleyici karakterler ve aşk, fedakarlık ile iyi ile kötünün doğası gibi temaları ele alan ahlaki derslerle doludur. Zengin hayal gücüyle yazılmış bu hikayeler sayesinde Andersen hem çocukları hem de yetişkinleri büyüler. Kitabın başında yer alan ilk hikaye, okuyucuları “Kar Kraliçesi” ile tanıştırır; hikaye, gerçeği çarpıtan ve dünyanın en kötü yönlerini ortaya çıkaran lanetli bir aynayla başlar. Kay ve Gerda adlı iki çocuk, bu hikayenin merkezindedir; Kay, büyülü aynanın etkisiyle soğuk ve acımasız biri haline geldiğinde aralarındaki bağ sorgulanır. Bir dizi macera boyunca Gerda’nın sadakati ve cesareti onu, Kar Kraliçesi’nin pençesine düşen Kay’ı bulmaya yönlendirir. Kitabın bu giriş bölümü, masumiyet, dostluk ve karanlığa karşı verilen mücadeleyi derinlemesine incelemek için okuyucuları bu sevilen klasik eserle buluşturur.