C. N. Williamson ve A. M. Williamson tarafından yazılan “The Lion’s Mouse”, 20. yüzyılın başlarında kaleme alınmış kurgusal bir romandır. Hikaye, prensipli ancak sert mizaçlı bir şirket avukatı olan Roger Sands’ın, Beverley White adında genç bir kadınla ilgili gizemli ve tehlikeli bir duruma karışmasıyla başlar. Hikaye ilerledikçe aşk, güven ve entrika temaları, gerilim dolu olaylar ve sık sık tehlikeli karşılaşmalar arasında öne çıkar. Kitabın açılış bölümünde Roger, Santa Fé Limited treninde Beverley ile tanışır; Beverley ise belirtilmeyen bir tehlikeden kaçmaktadır. Korktuğu bir adamdan kurtulmak için Roger’dan kendisini süitinde saklamasını ister. Roger, onun güzelliği ve durumunun aciliyeti karşısında onun kuzeniymiş gibi davranmayı kabul eder. Beverley’nin karmaşık durumuyla başa çıkmaya çalışırken Roger giderek daha koruyucu bir tavır sergiler ve aralarında bir bağ oluşur. Hikaye, en başından itibaren hem romantizmle hem de tehlike duygusuyla dolu, sürükleyici bir hikaye sunar ve her iki karakterin motivasyonları ile geçmişi hakkındaki merakı artırır.