Dorothy Scarborough’un “Mizahi Hayalet Hikayeleri” adlı eseri, 20. yüzyılın başlarında derlenen ve tanıtılan kısa hikayelerden oluşmaktadır. Bu kitapta, doğaüstü olaylarda yer alan mizahı vurgulayan çeşitli hayalet hikayeleri bulunmakta ve daha önceki edebiyatlarda yaygın olan geleneksel, kasvetli hayalet tasvirlerinden uzaklaşılmaktadır. Hikayelerde hayaletler, korku yerine kahkaha yaratan, kendileriyle ve yaşayan insanlarla alay eden karakterler olarak sunulmaktadır. Eserin başlangıcı, edebiyatta hayalet kavramının nasıl geliştiğini ele almakta ve ciddi, korkutucu varlıklardan modern bireyciliği ve toplumsal değişimleri yansıtan mizahi ve eğlenceli karakterlere geçiş sürecine dikkat çekmektedir. Scarborough’a göre çağdaş hayaletler, mizah ve hicivden yararlanarak yaşayan insanlarla absürd ve komik bir şekilde etkileşime girer; bu da okuyucuların zeka ve cazibe dolu hayalet hikayeleriyle keyifli bir deneyim yaşamasını sağlar. Korkunç geleneksel hayalet tasvirleriyle canlı, modern ruhları karşılaştırarak yapılan bu tanıtım, okuyucuların mizah ve şirinlikle dolu bu hikayelerden keyif almasını sağlayacaktır.