John Galsworthy’nin “Forsyte Saga”si, 19. yüzyılın sonlarında yazılmış çok bölümlü bir romandır ve özellikle Viktorya dönemindeki değerlerdeki değişimleri yansıtmaktadır. Bu eser, İngiltere’de üst-orta sınıfa ait Forsyte ailesinin hayatlarını detaylı bir şekilde anlatmakta ve servet, mülkiyet ile aşk ve aile sadakati konularına odaklanmaktadır. İlk ciltte, yaşlı Jolyon Forsyte, torunu June ve mimar Philip Bosinney gibi önemli karakterler tanıtılır; Bosinney’nin June ile nişanlanması çeşitli aile içi çatışmalara ve toplumsal yorumlara yol açar. “Forsyte Saga”nın başlangıcı, June’un Bosinney ile nişanlandığını kutlamak için yaşlı Jolyon’un evinde yapılan bir aile toplantısıyla başlar. Bu sahne, sahiplenme duyguları, rekabet ve sosyal statü/kurumsal itibar konusundaki derin kinlerle örtülü olan Forsyte ailesinin karmaşık dinamiklerini ortaya koyar. Olaylar, özellikle çeşitli aile üyelerinin alışılmadık kişiliğe sahip Bosinney ve onun June ile olan ilişkisine verdikleri tepkiler açısından, bu ailenin yaşamının bir mikrokozu niteliği taşır. Canlı karakter tasvirleri ve grup etkileşimleri aracılığıyla Galsworthy, toplumsal değişimin bireysel arzular ve aile bağları üzerindeki etkisini inceleyecek daha geniş bir hikayenin temellerini atmış olur.