Oliver Onions’ın “A Case in Camera” adlı romanı 20. yüzyılın başlarında yazılmıştır. Hikaye, Philip Esdaile adlı genç bir sanatçının, bir uçağın düşmesi ve bir ölümün yaşanmasıyla ilgili karmaşık olaylarla karşı karşıya kalmasıyla başlar. İlk bölümlerde arkadaşların neşeli bir kahvaltı sohbeti anlatılır; ancak bu an, karakterler için beklenmedik sorunlara yol açacak olan olayla aniden kesilir. Romanın başlangıcı, karakterler arasındaki dostluk ve samimiyetle dolu neşeli bir atmosfer yaratır; ancak bir paraşütün Esdaile’nin stüdyosuna düşmesiyle durum karanlık bir yöne döner. Olayların gelişimiyle birlikte, Esdaile’nin iki pilotla ilgili bu kazayla bağlantılı bazı şeyleri sakladığı ortaya çıkar; bunlardan biri ağır yaralanırken diğeri hayatını kaybeder. Anlatı, sırlar, olası motivler ve bu olayın Esdaile ile arkadaşları üzerindeki psikolojik etkilerine dair ipuçları vererek ahlak, sadakat ve bir insanın eylemlerinin sonuçları gibi temaların daha derinlemesine incelenmesi için zemin hazırlar.