R. A. Palmer’ın “Diagnosis” adlı eseri, 1950’lerin başında yayımlanan bir bilim kurgu kısa hikayesidir. Hikaye, yenilikçi teknolojik yöntemler aracılığıyla insan beyni üzerinde yapılan deneyleri ve özellikle bireylerin psikolojik ve duygusal durumlarına odaklanmaktadır. Romantizm, macera ve gerilim unsurları bir araya gelerek bilinçaltı zihni ve onun etkileri üzerine derinlemesine bir inceleme sunar. Hikayenin odağı, bir laboratuvarda osiloskop kullanarak beyin dalgaları üzerine deneyler yapan Don Jensen ve Mary Mason adlı iki karakterdir. Epifiz bezi fonksiyonlarını araştırırken yaptıkları bilimsel çalışmalar, beklenmedik maceralara yol açar ve aralarındaki derin duyguları ortaya çıkarır. Bir deney sırasında Mary, farkında olmadan Don’un bilinçaltı düşüncelerine erişir ve onun zihninden gelen görüntüler bir ekrana yansıtılır; bu görüntülerde kendisi, eski bir tapınak, canavar bir yaratık ve tehlike ile entrika dolu bir aşk hikayesi yer alır. Bu süreçte ikili de kendi duyguları ve motivasyonlarıyla yüzleşirler ve sonunda birbirleri için hissettikleri gerçek duygular ortaya çıkar.