Ulisse Barbieri’nin “Şeytanın Sarayı, Cilt 2/2: Mantova Efsanesi” adlı eseri, 19. yüzyılın sonlarında yazılmış bir tarihi romandır. Bu eser, okuyucuları Mantua’nın soylu aristokrasisinin arka planında geçen bir aşk, onur ve intikam hikayesine sürükler. Ana olay örgüsü, Angela ve Adolfo etrafında döner; bu çiftin aşk hikayesi, ailevi sorumluluklar ve kişisel intikam duygularının iç içe geçtiği bir ortamda gelişir. Romanın başlangıcında, Angela ve Adolfo’nun birlikte mutlu bir hayat sürme hayalleri ve ailelerinin onayıyla yaşadıkları huzurlu anlar anlatılır. Ancak bu huzurlu dönem, Gian Paolo markizinin beklenmedik bir şekilde saraya çağrılması gibi olaylarla bozulur ve çiftin romantizmi gerginliğe bürünür. Aynı zamanda Adolfo, annesinin ölümünün intikamını alma konusundaki bitmeyen duygularıyla mücadele eder; bu durum, onun yeni bulduğu mutluluğu gölgelemeye başlar. Aşk ile intikamın bu ikiliği, karakterlerin karanlık sırlar ve hayatlarındaki gizemli doktorun varlığıyla iç içe geçtiği bir ortamda karşılaşmak zorunda oldukları kader ve ahlaki ikilemlerin incelenmesine zemin hazırlar.