Herman Bang’ın “Eski Arkadaşım” adlı eseri, 19. yüzyılın sonlarında yazılmış ve nostalji ile zamanın akışını konu alan bir noveldir. Düşünceli bir atmosferde geçen bu kitapta, yıllar sonra yeniden bir araya gelen iki eski arkadaşın hayatları ele alınmaktadır. Yeniden buluşmaları sonucu başlayan sohbetler, onların geçmiş deneyimlerini ve hayatlarında meydana gelen değişiklikleri ortaya çıkarır. Anlatı, kaybedilen gençliğin duygusal yükünü, toplumsal beklentileri ve kişisel/familial sorunların etkisini de gözler önüne serer. Hikaye, gençlik anılarını paylaşan anlatıcı ile eski arkadaşı Kristian’ın yeniden bir araya gelmesine odaklanır; ikili, ortak tanıdıklarının kaderleri hakkında da konuşurlar. Sohbetlerinin ilerleyişinde okuyucu, Kristian’ın köy papazı olarak yaşadığı zorlukları ve arkadaş çevrelerinde meydana gelen acı verici değişiklikleri öğrenir. Nostalji temaları, gençlik hayallerini anarken her birinin karşılaştığı ailevi yükler ve toplumsal hayal kırıklıklarıyla karşılaştırıldığında diyaloglarda belirgin bir şekilde yer alır. Sonuç olarak bu novel, iki arkadaşın geçmişleriyle yeniden bağ kurmaya çalışırken yaşadıkları güncel gerçeklikler üzerinden dostluğun doğasını ve anıların acı-tatlı yapısını sorgular.