Jack London’ın “Rautakorko: Vallankumousromaani” adlı romanı 20. yüzyılın başlarında yazılmıştır. Hikaye, sınıf mücadelesi ve devrim temalarının merkezde yer aldığı bir distopik gelecekte geçmektedir; anlatıda kritik roller üstlenen Avis ve Ernest Everhard’ın hayatları etrafında dönmektedir. Bu kitap, o dönemin sosyo-politik dinamiklerini derinlemesine inceleyerek, işçi sınıfının tiranik bir oligarşiye karşı karşılaştığı zorlukları yansıtmaktadır. Romanın başında Avis Everhard, işçilerin hakları için mücadele eden devrimci eşi Ernest Everhard’ın çevresindeki kargaşayı düşünmektedir. Huzurlu yaz ortamı, onun içsel huzursuzluğuyla tezat oluşturmakta ve yaklaşan devrim fırtınasına işaret etmektedir. Avis, kocasının fedakarlıklarının mirasıyla ve o dönemde etkin olan tarihi güçlerle mücadele ederken, onun hayatını ve mücadelelerini belgelemeye hazırlanırken korkularını ve umutlarını dile getirir. Rahiplerle yapılan bir akşam yemeği sohbeti ise ideolojik çatışmaları ortaya koymakta; Ernest’in dini elitlerin yanlış anlayışlarına şiddetle karşı çıkarak proletaryanın davasını savunması, dinî seçkinler ile işçi sınıfı arasındaki uyuşmazlığı gözler önüne sermektedir.
Demir Ökçe'nin çevirisi.