«Tolstoy», Romain Rolland’ın 20. yüzyılın başlarında yazdığı edebi bir biyografidir. Eser, ünlü Rus yazar Lev Tolstoy’un yaşamını ve etkisini inceler; fikirlerinin ve yazılarının kendi döneminin entelektüel çevresi, özellikle Fransa üzerindeki derin yankısını vurgular. Bu saygı duruşu yalnızca Tolstoy’un sanatsal ve felsefi yolculuğunu özetlemekle kalmaz, aynı zamanda onun ahlaki ve tinsel sorgulamanın önde gelen bir figürü olarak nasıl yükseldiğini, çağdaşları arasında nasıl derin bir sevgi ve tartışma konusu olduğunu da yansıtır. Eserin açılışı, Tolstoy’a kişisel ve içten bir övgünün zeminini hazırlar; yazarın derin hayranlığını ve Rolland ile çağdaşlarının, 19. yüzyılın sonlarındaki dönüştürücü dönemde Tolstoy edebiyatını keşfederken paylaştıkları ortak deneyimi ayrıntılandırır. Rolland’ın biçimleniş yıllarını, akranlarıyla birlikte Tolstoy’un eserleriyle nasıl ilişki kurduğunu anlatır; ölümlülük, kardeşçe sevgi ve insani düş kırıklığı gibi temaların keşfi aracılığıyla bağlantı ve vahiy duygularını dile getirir. Bu erken sayfalarda Tolstoy’un anlatısının ve fikirlerinin derin duygusal etkisi canlı biçimde resmedilir ve yaşamının, inançlarının ve sanatçılığının karmaşıklıkları üzerine ilerideki düşünce için sağlam bir temel kurulur.