Anna Elisabet Weirauch’un “Der Skorpion. Cilt 2” adlı eseri, 20. yüzyılın başlarında yazılmış bir romandır. Kitap, toplumsal kurallar ve gizliliklerin hüküm sürdüğü bir toplumda yas, yalnızlık ve aidiyet arayışı içinde olan genç bir kadın olan Mette Rudloff’un hikayesini anlatır. Anlatım, önemli kayıpların ardından Mette’nin yaşadığı psikolojik mücadelelere, yeni sosyal çevrelere adım atışlarına ve karmaşık ilişkilerine odaklanmaktadır. Romanın başlangıcında Mette, yeni odasında yalnızdır; Olga’nın anıları onu rahatsız etmektedir ve endişe içindedir; ancak yabancı bir ortama ve kendi yalnızlığına alışmaya kararlıdır. Çevresini inceleyen Mette, içsel korkularıyla mücadele eder ve geçmişte yaşadığı acılardan dolayı geliştirdiği “zırh”ı düşünür. Günlerini müzelerde ve galerilerde geçiren Mette, kendini geliştirmeye odaklanır; ancak emeklilik yurdunda kalan diğer insanlar arasında bir yabancı gibi hissetmektedir. Farklı gruplar arasındaki sosyal dinamikleri gözlemleyen Mette, tereddüt ederek bu süreçlere dahil olur ve sonunda yeni tanıdıklarla karşılaştığı bir etkinliğe katılır; bunlar arasında kendi acılarıyla benzerlikler taşıyan Gisela Werkenthin de vardır. Roman boyunca anlatım, okuyucuyu Mette’nin huzursuz iç dünyası, duygusal yaraları ve yabancılık ortamında anlam ve bağlantı arayışına sürükler.