Heikki Välisalmi tarafından yazılan ‘Bin Yıllık Krallık: Upton Sinclair’in romanından uyarlanan dört perdelik oyun’ 20. yüzyılın başlarında kaleme alınmıştır. Üçüncü bin yılın gösterişli bir eğlence sarayında geçen bu oyun, insanlığı tehdit eden bir bilimsel silah aracılığıyla plutokratik gücü ve manevi boşluğu hiciv eder. Oyunun merkezinde mühendis Billy Kingdon, oligark Lumley-Gotham, kızı Helena ve sinik devlet adamı Granville yer alır; fütüristik sahneler sınıf mücadelesi ve ahlaki seçimlerle birleştirilmiştir. Hayatta kalma, aşk ve toplumsal kuralların çöküşünün çarpıştığı bir distopik siyasi alegori bekleyin… Oyunun başlangıcı Huvipalatsi’nde gerçekleşir: Billy, bir uçak kaptanı kılığına girerek Helena ile yeniden buluşur ve gizli bir kaçış planını önerir; ancak Granville onları durdurur. Helena, Billy’nin Granville’yi vurmasını engeller ve Billy hapse atılır. Sahte konukların arasında Lumley-Gotham güvenlik endişeleriyle ‘radiumiitti’ adlı yeni bir elementten korkar; bu maddenin mucidinin onu kullanabileceği haberi panik yaratır. Kalabalık, Billy’nin pilotluğunu yapacağı devasa uçağa doğru koşar; fakat görünmez bir felaket alttaki her şeyi yok eder. Altı saat sonra hayatta kalanlar, külle kaplı ve sessiz bir saraya dönerler; hiçbir hizmetçinin veya sistemin kalmadığını fark ederler. Bu sırada uşuk Tuttle isyan ederken Granville içki içip alay eder. Billy, ölü şehri inceledikten sonra her yerin boş olduğunu doğrular ve mülkün ya da eski evliliklerin olmadığı bir ‘birinci yıl’ ilan eder; ardından Helena ile birlikte geleceği hayal ederek sahne sona erer.