Multatuli’nin “Max Havelaar” adlı romanı, 1860 yılında yayımlanmış ve Java’daki Hollanda sömürge yönetiminin acımasız gerçeklerini ortaya koymuştur. İdealist bir yönetici olan Max Havelaar, Endonezyalı çiftçilerin sistematik yolsuzluğa ve sömürüye uğradığını gördüğünde, hikayesi imparatorluğa karşı şiddetli bir eleştiriye dönüşür. Kendinden memnun bir Hollandalı kahve tüccarı ile romantik bir çırak arasındaki zıt bakış açılarıyla anlatılan bu roman, Hollanda Kralı’na yönelik tutkulu bir çağrıya dönüşür; bu da sömürge reformlarını tetikler ve sonunda Endonezya’nın bağımsızlık hareketine ilham kaynağı olur.