Ernst Weiss’in “Vukobrankovics Vakası” adlı romanı, 20. yüzyılın başlarında geçmektedir. Öykü, bir okul müfettişinin eşine yiyeceklerine arsenik katmak suretiyle zehirlemeye teşebbüs etmekle suçlanan 24 yaşındaki öğretmen Milica Vukobrankovics’in yargılanmasını konu almaktadır. Anlatı, ihanet, toplumsal statü ve psikolojik manipülasyon temalarını işlerken, Milica’nın karakteri olayların merkezinde yer alarak masumiyet ile suçluluk arasındaki karmaşık ilişkiyi ortaya koyar. Romanın başlangıcında, Milica Vukobrankovics’a yönelik ilk yargılamanın başladığı mahkeme süreci anlatılmaktadır. Yargılama sırasında birçok tanık, Piffl ailesiyle ilgili zehirleme iddialarıyla ilgili ifadeler vererek karmaşık ilişkileri ve olası motivasyonları ortaya çıkarır. Sanık ise suçsuzluğunu ısrarla savunurken şüpheleri başkalarına, özellikle de Piffl ailesinin evlat edindiği oğula yöneltmeye çalışır. Karakterin duygusal çalkantıları ile yargıçlar ve avukatlarla olan etkileşimleri, gergin bir atmosfer yaratırken, anlatının ilerlemesiyle ortaya çıkacak daha derin motivasyonlar ve karmaşıklıklara da işaret edilir.