Jack London’ın “Ikuinen salaisuus: Rakkaus- ja jännityskertomuksia” adlı eseri, 20. yüzyılın başlarında yazılmış kısa hikayelerden oluşan bir derlemedir. Bu kitapta romantizm, macera ve psikolojik gerilim bir araya gelmiş; bazen de doğaüstü unsurlara yer verilmiştir. İlk hikaye, Kuzey Kaliforniya’da yaşayan ve aralarındaki bağ gizli bir sır yüzünden zorlanan Lute ve Chris’in hikayesini anlatır. Bu sırı açıklamak istemeyen Chris, aynı zamanda kendilerini görünmez güçlerin tehdit ettiği hissi de giderek artmaktadır. Tutkulu çatışmalar, canlı manzaralar ve beklenmedik gelişmeler bu kitabın öne çıkan özellikleridir. Derlemenin ilk bölümünde Lute, Chris’ten neden kendisiyle evlenemeyeceğini açıklamasını ister; oysa Chris onu derinden sevdiğini ve sessiz kalmak zorunda olduğunu iddia eder. Lute, yıllar boyunca koruyucuları Milred ve Robert’in başlangıçtaki desteklerinin zamanla endişeye dönüştüğünü anlatır; kendisi ise tüm kalbiyle Chris’e bağlı kalmıştır. İki farklı sırada açıklanamaz kazalar meydana gelir: Lute’nin uysal atı bir anda Chris’e saldırırken, ertesi gün Chris’in atı dik bir yamaçtan düşerek omurgası kırılır; Chris ise zar zor hayatta kalır. Kampta yapılan bir ruh çağrısı sırasında alınan mesaj, Chris’e hayatına iki kez saldırı yapıldığını bildirir; saldırganın kimliği sorulduğunda cihaz “Dick Curtis” adını yazar… Bu isim, Lute’nin ölmüş babasıdır ve bu durum herkesi şaşırtırken gizem de daha da derinleşir.
Planchette; Tanrı Gülündüğünde; Leopar Adamın Hikayesi; Ay Yüzlü; Gölge ve Işık; Dünya Gençken; Savaş; Gece Doğanlar…