Ernest Haycox’un ‘Sislerin Ötesindeki Toprak’ adlı eseri, 20. yüzyılın başlarında yazılmış bir Batı tarzı kısa hikayedir. Hikaye, yağmurlar altında Oregon City’ye ulaşan bir vagon treninin yolculuğunu konu alır ve öncülerin yaşadığı zorlukları, sert batı adaletini ve verimli topraklar için yapılan rekabeti gözler önüne serer. Hikayenin merkezinde, Old Man Follett ve kızı Susan ile birlikte Oregon’un bitmek bilmeyen yağmurları arasında yolculuk yapan Tom Cameron bulunur. Kamp alanında Hank Emory ile yaşanan gerginlikler, Cameron’ın keşifçi Sam Warner’dan yerleşime uygun bir vadinin konumunu satın almasının ardından daha da şiddetlenir. Emory, sarhoş olan Warner’dan bu sırrı öğrenip bölgeyi ele geçirmek için harekete geçtiğinde, Cameron sis ve bir hile kullanarak rakiplerini oyalar ve vadiyi Follett’lerle birlikte işgal eder. Yaşanan çatışmada Cameron Emory’yi öldürür; kardeşler geri çekilir ve güneş bir an için açılır. Cameron ile Susan barışırken umut yeniden doğar ve aileler yeni yuvaları için hazırlıklara başlarlar.