Wilkie Collins’in “Küçük Romanlar” adlı eseri, 19. yüzyılın ortalarında yazılmış hikayelerden oluşan bir derlemedir. Bu antoloji, kurgu alanındaki çeşitli temaları ele alır ve her hikaye, insan duygularının ve ilişkilerinin karmaşıklığını ortaya koyar; aynı zamanda sıklıkla doğaüstü veya ürkütücü unsurlar da yer alır. İlk hikaye olan “Bayan Zant ve Hayalet”, yalnız bir dul olan Bay Rayburn ile kızı Lucy’nin, durumu onları gerçeklik ile doğaüstü arasındaki sınırları keşfetmeye yönlendiren gizemli ve sorunlu bir kadınla karşılaşmalarını anlatır. Bay Rayburn, kızını Kensington Bahçeleri’nde yürüyüşe götürdüğünde Lucy, yas tutan solgun görünümlü bir kadını görünce korkar; bu kadının zayıf sağlık durumundaki dul Bayan Zant olduğu ortaya çıkar. Bayan Zant, merhum kocasının anıları tarafından rahatsız edilmekte ve akıl sağlığı ile doğaüstü arasındaki sınırları belirsizleştiren olaylar yaşamaktadır. Bay Rayburn onun durumuyla ilgilenmeye başladıkça, hikaye merhamet, sezgi ve potansiyel tehlike gibi temaları işler; aynı zamanda Bayan Zant’ın iyiliği ve onu saran bu gizemli varlık konusundaki endişeleriyle dolu bir atmosfer yaratılır.