Randall Garrett ve Laurence M. Janifer tarafından yazılan “That Sweet Little Old Lady”, 1950’lerin sonunda kaleme alınmış bir bilim kurgu hikayesidir. Hikaye, ulusal güvenliğe tehdit oluşturan bir telepatik casus etrafında dönüyor ve bu konu, FBI ajanı Kenneth Malone’un yaşadıkları aracılığıyla işleniyor. Malone, bu casusu bulma göreviyle yola çıkarken, kendisinin I. Elizabeth olduğunu iddia eden görünüşte masum bir yaşlı kadının da olaylara karıştığını keşfeder; bu durum hikayeye mizah ve gizem unsurları katar. Hikayenin başında, gizli bilgileri çalan bu görünmez telepatın varlığıyla mücadele eden FBI’nın karşılaştığı zorluklar anlatılır. Ajan Andrew Burris, durumdan dolayı hayal kırıklığına uğrar ve casus tehdidine karşı koymak için Malone’u bu telepatiyi bulmakla görevlendirir. Malone soruşturması sırasında, kendisinin ölümsüz I. Elizabeth olduğuna inanan tuhaf Miss Thompson ile tanışır. Hikaye, bir telepatik casusu ortaya çıkarmakla uğraşan Malone’un aynı zamanda büyüleyici ancak hayalperest yaşlı bir kadının tuhaflıklarıyla da başa çıkmasıyla, casusluk ve komedinin harika bir karışımını sunar.