Sigmund Freud’un “Das Unheimliche” adlı eseri, 20. yüzyılın başlarında yazılmış bir bilimsel çalışmadır. Bu eser, tanıdık olanın garip hale gelmesinden kaynaklanan huzursuzluk ve korku duygularını incelemektedir. Freud, bu duyguların psikolojik kökenlerine derinlemesine dalmış ve bunları bastırılmış anılarla, çocukluk korkularıyla ilişkilendirmiştir. Eserin başında Freud, psikanalistler için estetik araştırmaların nadir yapıldığını belirtmiş ve geleneksel estetiğin genellikle “garip” kavramını göz ardı ettiğini vurgulamıştır. Ayrıca E. Jentsch’in “garip”的in psikolojik yönleri üzerine yaptığı çalışmalara atıfta bulunarak, bu kavramın entelektüel belirsizliklerle ve tanıdık olanın bilinmeyen bir bağlamda fark edilmesinden kaynaklanan rahatsızlıkla ilişkisini vurgulamıştır. Freud, bir şeyin bir zamanlar tanıdık olmasına rağmen bastırılmış anılar veya korkular nedeniyle huzursuz edici hale geldiğinde “garip” duygusunun ortaya çıktığını öne sürmüş ve bu fikri çeşitli örneklerle açıklamayı amaçlamıştır. Böylece bu karmaşık duygusal tepkinin daha derinlemesine anlaşılmasına katkıda bulunmuştur.