Judith Gautier tarafından yazılan “Le Dragon Impérial”, 19. yüzyılın sonlarında kaleme alınmış bir romandır. Hikaye, zengin bir hayal gücüyle tasvir edilmiş bir imparatorluk Çin’inde geçmektedir ve özellikle iki ana karakter üzerine odaklanmaktadır: Hırslı genç işçi Ta-Kiang ile yaratıcı çabalarıyla mücadele eden şair Ko-Li-Tsin. Romanda, hırs, kader ve gelenek ile bireysellik arasındaki etkileşim temel konular olarak yer almaktadır. Romanın başlangıcında, Chi-Tse-Po’nun ıssız manzarası ve yaratıcı çabalarıyla mücadele eden şair Ko-Li-Tsin ile, çalıştığı toprağa karşı derin bir nefret besleyen işçi Ta-Kiang’ın zıt karakterleri tanıtılır. Ta-Kiang ile bir ejderha imgesi arasındaki mistik bağlantı, bu işçinin mütevazı kökenlerinin ötesinde daha büyük hedefler peşinde olduğunu göstermektedir. Ta-Kiang, şair ve genç nişanlısı Yo-Men-Li eşliğinde eski hayatını geride bırakıp şan ve servet arayışına çıkar; her üçü de belirsizlikler karşısında sadakatlerini gösterirler. Başkente doğru yola çıktıklarında, aralarındaki ilişki dinamikleri ve bireysel hedefleri, bu hikayenin ana unsurları haline gelir.