Sven Anders Hedin’in “Bağdat, Babil, Ninova” adlı eseri, 20. yüzyılın başlarında kaleme alınmış bir seyahat anlatısıdır. Kitap, Birinci Dünya Savaşı’nın arka planında yazarın Mezopotamya’nın kadim bölgelerindeki yolculuğunu anlatır. Hedin, Bağdat ve Babil gibi şehirlerin tarihsel önemini araştırmayı amaçlarken, aynı zamanda dönemin savaş olaylarını ve bunların bu zamansız manzaralar üzerindeki etkilerini ele alır. Anlatının başlangıcında, yazarın kadim uygarlıkların kalbine yolculuk etme motivasyonları tanıtılır; arkeolojiye duyduğu ilgi ve modern savaşın tarihî alanlar üzerindeki etkisi ifade edilir. Hedin, 1917’de Stockholm’den yola çıkar ve zaman zaman keşiflerini kesintiye uğratan süregelen savaşla tarihin cazibesini karşı karşıya getirir. Yolculuğuna eşlik eden çevreye ilişkin gözlemlerini ve jeopolitik gerilimleri, özellikle Türkiye’nin çatışmadaki rolünü kaydeder. Halep’e doğru ilerlerken çevredeki savaş atmosferinin kaosunun derinden farkında olarak yerel kültürlerle karşılaşır. Yazarın gözlemleri, kişisel deneyimi daha geniş tarihsel temalarla harmanlayarak yolculuklarındaki macera ve çatışma ikiliğini gözler önüne serer.
Yazarın çizimleri ve fotoğraflarla resimlendirilmiştir.