Lucy Ellen Guernsey tarafından 19. yüzyılın sonlarında yazılan “Dağda; ya da Kaybolup Bulunmak”, öğretici bir çocuk romanıdır. Hikaye, şımarık bir Boston kızı olan Fanny Lilly’nin büyükannesinin dağdaki çiftliğine gönderilmesiyle başlar. Orada gururu, dürüstlükten uzak davranışları ve sınıf ayrımına dayalı tutumları, disiplinli bir çiftlikçi olan Willy ve vahşi komşusu Sarah Leyman tarafından sorgulanır. Hikaye, günlük olaylarla birlikte ahlaki değerleri de ele alır; doğruluk, alçakgönüllülük ve Hristiyan inancını küçük kasaba dedikoduları ve gerçek tehlikeler arasında vurgular. Hikayenin başlangıcında Fanny, kiliseden döndüğünde büyükannesinin sert uyarılarıyla karşılaşır; akşam yemeği sırasında yaşanan tartışma gözyaşlarıyla sonuçlanır ve bu olay, Fanny’nin şımarık geçmişi ile çiftliğe sürgün edilmesini ortaya çıkarır. Uyarılara rağmen Sarah ile arkadaş olur ve bir pasta çalmalarına yardım eder; hırsızlık ortaya çıktığında ise Willy sorgulanırken Fanny yalan söyler. Konuşmalar, Fanny’nin (Hakikat Ülkesi hakkında bile) şaşırtıcı derecede cahil olduğunu gösterir; aşırı yemek yiyerek hastalanır ve sonunda “iyi bir insan” olacağını iddia eder, ancak bu daha çok görünüşte kalır. Bir görev sırasında iyi kalpli Bayan Cassell, Annie Mercer ve Bay Brandon ile tanışır; onlar kitap ödünç verirken Sarah, Fanny’ye itiraflarını ve ikiyüzlülüğünü eleştirir. Kısa bir süre sonra Sarah, Fanny’nin kırmızı pelerini feda ederek onu tehlikeli bir boğadan kurtarır. Dağdaki tehlikelere rağmen Fanny hâlâ korkak ve kaçınık davranmaya devam eder; Sarah sessizce bir dua toplantısına katılırken, Fanny onu ve büyükannesini ayırmak için Sarah hakkında iftiralar atar. Bu olaylar sonucunda Willy, Fanny’nin snobluğunu ve yalan söylemesini şiddetle kınar ve hikaye böylece sona erer.