Ioannes Kondylakes’in “İlk Aşk” adlı eseri, 20. yüzyılın başlarında yazılmış bir kısa hikayedir. Hikaye, ana karakter olan genç Yorgios ve Vangelio adındaki kıza duyduğu derin hisler etrafında dönen gençlik aşkını ve hayranlıklarını konu alır. Nostalji perspektifinden anlatılan bu hikaye, ilk aşkın karmaşıklıklarına, duygusal çalkantılara ve çocukluk dönemindeki saf ilişkilere derinlemesine iner. Hikayenin baş kısmında Yorgios, küçük yaşlardan itibaren farklı kızlara duyduğu hisler üzerine düşünür. 1866’daki devrim sırasında ailesiyle birlikte dağdaki bir köye sığınırken orada tanıştığı rahibin kızları onu büyüler; ancak sevgisi kaçınılmaz olarak Vangelio’ya yönelir. Çünkü Vangelio, önceki aşklarının aksine, onun için benzersiz bir çekiciliğe sahiptir. Hikaye ilerledikçe, Yorgios’un bu masum sevgisinin gelişimi anlatılır; Vangelio’nun nezaketinden duyduğu mutluluk ve özellikle daha yaşlı bir erkeğin ona gösterdiği ilgi karşısında hissettiği kıskançlık yüzünden yaşadığı acılar da bu süreçte yer alır. Genç çocuk, tam olarak anlamadığı duygularla mücadele ederken, aşkın hem tatlı hem de acı yanlarını derinlemesine keşfeder.