M. Gontard-Schuck’un “Seelenverkäufer: Bir Alman-Amerikalı Kadının Kaderi” adlı romanı 20. yüzyılın başlarında yazılmıştır. Hikaye, genç bir Alman-Amerikalı kadının zorlu çocukluk dönemi ve Amerika’ya vardıktan sonra karşılaştığı toplumsal karmaşıklıklar etrafında dönmektedir. Anlatının merkezinde, acı dolu geçmişiyle ve şimdiki zamanın zorlu gerçekleriyle mücadele eden Lotte karakteri yer alır; masumiyet, ihanet ve kimlik arayışı gibi temalar bu karakter üzerinden işlenir. Romanın başlangıcında, üzüntüler, aile içi çatışmalar ve özellikle annesinin ölümüyle dolu zorlu çocukluğunu düşünen Lotte tanıtılır. Büyüdükçe Rudolph adlı bir adama duyduğu sevgiyle ve onu Amerika’ya gitmeye iten acı verici durumlarla yüzleşir. Amerika’ya vardığında ise hayalleri kısa sürede bir kabusa dönüşür; yeni yaşamının karanlık yönleri ve karşılaştığı sömürü ortaya çıkar. Anlatı, Lotte’nin ağır engellerle mücadele ederek özgürlüğünü geri kazanma çabalarını gözler önüne sererken hüzünlü ve korkutucu bir atmosfer yaratmaktadır.