Robert Louis Stevenson ve Lloyd Osbourne tarafından yazılan “Le Mort Vivant”, 20. yüzyılın başlarında kaleme alınmış bir romandır. Hikaye, Finsbury ailesi etrafında dönüyor; özellikle de bir tontine düzenlemesinin içinde bulunan Joseph ve Masterman Finsbury’ye odaklanılıyor. Hikaye ilerledikçe karanlık mizah, saçmalık ve aile dinamikleri gibi unsurlar ele alınarak oldukça sıra dışı bir hikâyenin temeli atılıyor. Romanın başlangıcında, konferanslar vermeye adanmış ve ölen erkek kardeşinin çocuklarının da vasisi olan Joseph Finsbury tanıtılıyor. Hikaye, katılımcıların para yatırdığı ve en son hayatta kalanın tüm parayı aldığı bir finansal düzenlemeden kaynaklanan bir maddi krizi ima ediyor. Joseph, günlük yaşamın sıkıntılarıyla uğraşırken, anlatım hem hafif bir hiciv içeriyor hem de insan doğası üzerine derin düşünceler sunuyor. Finsbury ailesi içindeki dinamikler, özellikle Joseph ile daha sorumlu olan erkek kardeşi Masterman arasındaki gerilimler, ölüm, açgözlülük ve tuhaflık unsurlarının bir araya geldiği bu dramatik ve komik hikâyenin temelini oluşturuyor.