Edgar Wallace’ın “Kırmızı Aslar: Üç Reeder Vakası” adlı eseri, 20. yüzyılın başında yazılmış bir dedektif hikayeleri koleksiyonudur. Kitap, sakin ve metodik bir dedektif olan J.G. Reeder’ın Londra’nın çeşitli yerlerinde işlenen para, dolandırıcılık ve cinayetlere ilişkin soruşturmalarını anlatır. İlk vakada, içine kapanık yaşayan bir adamın ölümü, gizemli iskambil kartları ve banka memuru Kenneth McKay, esrarengiz Margot Lynn ile Rufus Machfield arasındaki karmaşık ilişkiler merkezde yer alır. Kitabın başlangıcı, karla kaplı ve uğursuz bir sahneyle başlar: Margot’a delicesine aşık olan Kenneth, onu yaşlı bir adamla birlikte gördükten sonra şüphelenir ve ardından aniden veda mesajı alır. Aynı gece, bir avukat ve atlı polis, kırsal bir yolda Wentford’un paramparça olmuş cesedini bulur. Reeder olay yerine gelerek izleri Wentford’un surlarla çevrili kulübesine kadar sürdürür; kapıya iki adet as kartının yapıştırıldığını, şiddetli bir mücadelenin olduğunu ve yanmış günlükler bulur. İçeride de korkmuş halde olan Margot’un ölen adamla sekreterlik ilişkisi olduğunu iddia eder. Polis daha sonra vurularak öldürülürken, Reeder ve Müfettiş Gaylor kulübede pusuya yatarlar ve pencereden kaçan bir saldırganı yakalarlar. Soruşturma daha sonra bankaya kadar uzanır: Wentford’un hesabından 600 sterlin çekilen paranın izi, banknotlar aracılığıyla Kenneth’e kadar sürülür; Kenneth ise yalnızca Margot’u takip ettiğini itiraf eder. Reeder ayrıca bir kasada Fransız banknotları ve kurbanın Kenneth’in babası George McKay ile bağlantısını gösteren bir not bulur. Diğer olaylar arasında Machfield’ın gizli kumar odaları ve ortağı Ena Burslem de yer alır. Sonunda Margot, Reeder’ın baskısı altında Kenneth’in kendisinden kısa bir süre sonra eve girdiğini itiraf eder; Reeder ise amcasının kendisine emanet ettiği kasanın anahtarlarını saklamasını ister.