Jules Lemaître tarafından yazılan “Chateaubriand”, 19. yüzyılın sonlarında kaleme alınmış bir edebi biyografi eseridir. Eser, Fransız yazar François-Auguste de Chateaubriand’ın hayatını ve mirasını derinlemesine incelemekte; çocukluğunu, onun romantik tarzını ve felsefi düşüncelerini şekillendiren deneyimlerini ele almaktadır. Lemaître, Chateaubriand’ın Eski Rejim ile Devrim arasında kurduğu özel konumu ve Fransız edebiyatı ile Romantik akım için taşıdığı önemi vurgulamaktadır. “Chateaubriand”ın başlangıcı, eserin ana karakterinin erken yaşlarını canlı bir şekilde tasvir ederek onun hayatına dair derinlemesine bir analizin zeminini hazırlar. Lemaître, Saint-Malo’da doğan ve çalkantılı bir çocukluk geçiren Chateaubriand’ın hassas ve yaratıcı kişiliğini ortaya koyar; bu çocukluk dönemi, ebeveyn sevgisinin eksikliği ve derin bir melankoliyle karakterize edilir. Chateaubriand, yabancılaşma ve üzüntü duygularıyla mücadele ederken teselliyi doğada ve edebiyatın ilk belirtilerinde bulur. Anlatı, onun hayatındaki gelecekteki çatışmaları ve tutkuları önceden işaret ederek, hem kişisel hem de edebi yolculuğunu şekillendirecek o dönemin devrimci ruhuna da gönderme yapar.