Fergus Hume tarafından yazılan “The Mandarin’s Fan”, 20. yüzyılın başlarında kaleme alınmış bir romandır. Hikaye, ailesinin talihsizlikleriyle yüklenmiş genç Rupert Ainsleigh etrafında döner; Rupert, hem zenginliğe hem de maddi sıkıntılarının çözümüne yol açacağına inandığı değerli bir yeşim yelpaze arayışındadır. Hikaye, aşk, lanetler ve doğaüstü olaylar gibi temaları işleyerek romantizm ile gizemin bir karışımını sunar. Anlatının başında Rupert, Tidman Binbaşı ile yaptığı sohbette maddi sıkıntılarının yanı sıra Ainsleigh ailesiyle bağlantılı olan atalarından kalan bir laneti de açıklar. Mandarin Lo-Keong’a ait olduğu söylenen ve sahibine şans getirdiği belirtilen bu gizemli yeşim yelpazeyi bulmanın, mal varlığını kurtarmasına yardımcı olabileceğine inanır. Ancak Rupert’un teyzesi Sophia Wharf’ın mal varlığı üzerinde ipotek bulunması nedeniyle, Sophia’nın kızı Olivia Rayner’a olan sevgisi de hikayeye yeni karmaşıklıklar getirir. Kişisel ve ailevi çatışmaların içinden ilerlerken, yeşim yelpazeyle bağlantılı daha karanlık sırların izleri belirmeye başlar ve bu da Rupert’un arayışında karşılaşacağı zorlukları önceden işaret eder.