Elizabeth Schoffen’in “Roma’nın Talepleri” adlı eseri, 20. yüzyılın başlarında yazılmış bir anı kitabıdır. Eserde, yazarın Roma Katolik Kilisesi’nde Otuz Bir Yıl Boyunca Sihirli Kız Kardeşler olarak yaşadığı kişisel deneyimler anlatılmaktadır. Schoffen, bu anlatım aracılığıyla kadınların manastırlarda karşılaştıkları katı kurallar ve baskıcı koşulları ortaya çıkarmayı; dini bağlılık, itaat ve kişisel özgürlük temalarına dikkat çekmeyi amaçlamaktadır. Anı kitabının başlangıcı, aciliyet ve derin kişisel düşünce tonuyla başlar. Schoffen, manastır yaşamını –dini bağlılıkla örtülü bir hapishane olarak– ifşa etme konusundaki kararlılığını paylaşır. Katolik bir ailede büyümesinin kendisini Sihirli Kız Kardeşler cemaatine yönlendirdiğini anlatır. İlk bölümlerde, novitiate döneminde yaşadığı deneyimler, cehaletle mücadelesi ve kendisi ile akranlarını itaat altında tutan ideolojilerden dolayı duyduğu hayal kırıklığına yer verilir. Açıkça görülmektedir ki Schoffen, sadece kendi hikayesini anlatmakla kalmamak; aynı zamanda okuyucularını bu tür dini kurumların bireysel özgürlük ve toplumsal değerler üzerindeki daha geniş etkileri konusunda uyandırmayı da hedeflemektedir.