Roma İmparatoru Marcus Aurelius tarafından yazılan “Marcus Aurelius’un Düşünceleri”, MS 2. yüzyılda kaleme alınmış bir Stoacı düşünce koleksiyonudur. Bu eser, akıl, adalet, özdenetim ve doğanın düzenini kabullenerek erdemli bir şekilde yaşamanın yollarını inceleyen kişisel bir rehber niteliğindedir. İmparatorluk deneyimiyle Stoacı felsefenin birleştiği bu eserde, şöhret veya servet yerine iç disiplinin önemi vurgulanmaktadır. Eserin başında Marcus Aurelius’un hayatına ve savaşlarına dair kısa bir biyografik bilgi verildikten sonra, aile, öğretmenler ve arkadaşlardan (Rusticus’tan Apollonius’a, Sextus’tan Fronto’ya kadar) edinilen dersler sıralanmaktadır; ardından da rehberlikleri ve sağladıkları fırsatlar için tanrılara şükranlar sunulmaktadır. İkinci Kitap, günlük yaşamda uygulanması gereken prensiplerle başlamaktadır: Zor insanlarla karşılaşmaya hazırlanmak, beden, nefes ve akıl arasındaki farkları ayırt etmek, kaderi kabullenmek, güncel görevlere odaklanmak ve dikkati dağıtıcı şeylerden kaçınmak gibi konular ele alınmaktadır. Üçüncü ve Dördüncü Kitapların ilk bölümlerinde, yaş ilerledikçe zihnin kullanımının önemi vurgulanmakta; en büyük kişiliklerin bile ölümlülüğüne dikkat çekilmekte ve doğanın süreçlerinde güzellik bulunması gerektiği belirtilmektedir. Ayrıca, dışsal kaçış yerine “içsel huzur alanına” sığınmanın önemi vurgulanmaktadır. Tüm eser boyunca, evrensel sorumluluklar, hayatın kısalığı, övgülere karşı kayıtsızlık ve ölümün doğal bir dönüşüm olduğu vurgulanmaktadır; ayrıca Quadi halkı arasında geçirilen zamanlar ve Carnuntum’daki deneyimler de eserde yer almaktadır.