Vicente Blasco Ibáñez’in “Kadının Düşmanları” adlı romanı 20. yüzyılın başlarında yazılmıştır. Hikaye, Miguel Fedor Lubimoff Prensi ve arkadaşlarını da içeren bir grup erkeğin, savaşın hüküm sürdüğü bir dünyada yaşam, toplum ve kadınlar konusunda yaptıkları tartışmalar etrafında döner. Kitap, özellikle karışık zamanlarda erkeklik, toplumsal roller ve erkekler ile kadınlar arasındaki karmaşık ilişkiler gibi temaları ele almayı vaat eder. Hikayenin başlangıcında karakterler Monte Carlo’da bir araya gelerek yemek yerler; prens, “Erkekler için gerçek bilgelik, kadınlara ihtiyaç duymamaktır” şeklindeki tartışmalı görüşünü paylaşır ve bu durum konuklar arasında derin düşüncelere yol açar. Her karakterin geçmişi, onların birbirleriyle olan etkileşimleri yoluyla anlatılır; hikaye, bir asker, bir sanatçı ve bir bilim insanından oluşan bu çeşitli grupun yaşamları üzerine düşündüklerini gösterirken, arka planda savaşın tehdidi de hissettirilir. Bu başlangıç bölümü, roman boyunca aşk, savaş ve kimlik dinamiklerinin incelenmesi için ilgi çekici bir zemin oluşturur.