B. Traven’ın Die Brücke im Dschungel adlı romanı 20. yüzyılın başlarında yazılmıştır. Meksika cangılında, tehlikeli bir köprü ile bir pompa istasyonu çevresinde geçen anlatı, gezgin bir anlatıcıyı ve tanışı Sleigh’i Yerli köylüler arasında izler; şenlikli bir gece, küçük bir çocuğun ırmak kıyısında kaybolmasıyla ağırlaşır. Öykü, ebeveyn sevgisini, toplumsal bağları ve vahşi doğanın sürekli tehlikesini öne çıkarırken dışarıdakilerle yerliler arasındaki tedirgin ilişkileri de izler. Romanın açılışı, anlatıcının Yerli halkın arasında yaşayan Amerikalı Sleigh ile tesadüfen karşılaşmalarını sunar, ardından bir dans için hazırlanan ırmak kıyısındaki yerleşime geçer. Müzik gelmez ama köy toplanır: Garza keman çalar, karısı Carmelita aileyi gözetir ve coşkulu oğulları Carlos, Texas’tan dönen üvey ağabeyi Manuel’e düşkündür. Yoğun, aysız gecede tek bir sıçrama sesi büyük ölçüde fark edilmez; Carlos kaybolunca söylentiler onun atla gittiği yönünde dolaşır, Carmelita ise korkuluksuz köprüden düştüğüne—yeni çizmelerinin onu ele verdiğine—inanır. Topluluk kıyılar boyunca ateşler yakar, bulanık suda dalar ve meşalelerle kıyıyı tarayarak ciddi, ortak bir arama yürütür; sahne, karanlığa doğru giden Manuel ile kapanır.