Eugène Fromentin’in “Aşk Hastalığı (Dominique)” adlı romanı 20. yüzyılın başlarında yazılmıştır. Anlatı, insan duygularının derinlemesine incelenmesi, öz kimlik karmaşıklıkları ve kırsal yaşam ile kişisel hedefler arasındaki ilişkiler etrafında döner. Baş karakter Domingo, hem mütevazı bir köylü hem de bir zamanlar yazar olma hayalleri kurmuş bir adam olarak tasvir edilir. Romanın başlangıcında anlatıcı, yazarlıkta yaşadığı başarısızlıklar ve gerçekleşmeyen hedeflerin ardından mütevazı bir hayata çekilen Domingo’nun hayatını ele alır. Okuyucu, sonbaharda Villanueva’nın sakin kırsal ortamıyla tanışır; burada basit ancak zengin yaşam sahneleri doğanın arka planında sergilenir. Domingo, doktor ve genç ailesi gibi diğer karakterlerle tanıştıkça çevresiyle bağlar kurmaya başlar. Hikaye ilerledikçe özellikle köylülerle olan etkileşimleri ve geçmişteki hedeflerine dair anıları aracılığıyla nostalji ve varoluşsal düşünceler ön plana çıkar; bu da tatmin olma ile özlem arasında sıkışıp kalmış bir hayatın canlı bir resmini ortaya koyar.