Herman Teirlinck tarafından yazılan “Fildişi Maymun: Brüksel Hayatının Bir Romanı”, muhtemelen 20. yüzyılın başlarında kaleme alınmış bir romandır. Hikaye, özellikle burjuvazi sınıfının yaşamı ve sosyal dinamikleri üzerinde durarak Brüksel’deki hayatın karmaşıklıklarını inceler. Romanın başkahramanı Ernest Verlat, annesi Bayan Chanteraine’in ölümünün ardından yas, öz-eleştiri ve kişisel gelişim temalarıyla mücadele eder. Romana başlangıç bölümünde, Bayan Chanteraine’in ölümünün ardından yaşananlar gözler önüne serilir; mum ışığı ve çiçeklerle süslenmiş, yüksek tavanlı bir odada geçen bu sahneler, Ernest’in üstesinden gelmesi gereken derin üzüntü ve suçluluk duygularını yansıtır. Annesinin cenazesine bakarken, aralarındaki ilişkiyle ilgili anılar ve pişmanlıklar onu rahatsız eder; toplumsal görünümlerin büyük önem taşıdığı bu dünyada, Ernest başkalarının kendi üzüntüsünü nasıl algıladığının farkındadır. Duygularıyla olan içsel mücadelesi, hikayenin temelini oluşturur ve toplumsal beklentilerin arka planında insan ilişkilerinin daha derinlemesine incelenmesine işaret eder.