Frank Herbert’ın “Hatırlamaya çalış!” adlı eseri, 1960’ların başında yazılmış bir bilimkurgu öyküsüdür. Anlatı, insanlığın etkili iletişim talep eden, aksi takdirde yıkımla karşı karşıya kalacağı galaktik bir istilacının korkunç tehdidiyle yüzleştiği gergin bir atmosferde gelişir. Olay örgüsünün merkezinde, uzaylı ziyaretçilerin dilini çözmekle görevlendirilen psikolog Francine Millar yer alır; Francine bir yandan kendi kişisel acısıyla, diğer yandan uzaylı ültimatomunun ardından insanlığın giderek büyüyen çaresizliğiyle mücadele eder. Hikâye ilerledikçe, ekipteki dilbilimciler ve psikologlar yeşil tenli uzaylılarla iletişim kurmaya çalışırken aralarındaki gerilim artar; bu uzaylılar, sözlü ve sözsüz iletişim arasındaki sınırları bulanıklaştıran benzersiz dil biçimlerine sahiptir. Francine, simgesel jestler ve ilkel danslar aracılığıyla dilin ve duygusal ifadenin doğası hakkında derin gerçekleri keşfeder; bu keşif sonunda onu, insanlığın dilsel mirasının dağınık parçalarında yankılanan bir aydınlanmaya götürür. Doruk noktasındaki bir anda uzaylı temsilcileriyle yüzleşir ve boş sözler yerine gerçek bir anlayışın gerekliliğini vurgular; bu yüzleşme, yeni bir iletişim ve insan evrimi çağının habercisi olan dokunaklı bir çözüme ulaşır.