Gabriele D’Annunzio’nun “La Gioconda” adlı eseri, 20. yüzyılın başlarında yazılmış bir trajedidir. Oyun, Floransa’da geçmekte olup Lucio Settala, Silvia Settala ve Lorenzo Gaddi gibi karakterleri içermektedir; aşk, sanat ve unutulamaz bir geçmiş gibi temaları ele almaktadır. Hikaye, hayatını tehdit eden bir olaydan sonra toparlanmaya çalışan bir sanatçı olan Lucio’nun, geçmişiyle ve şu anki ilişkileriyle olan mücadelelerini konu alır; özellikle de “Gioconda” adlı eski sevgilisiyle olan bağları ön planda yer alır. Trajedinin başlangıcında sahne detaylı bir şekilde tasvir edilerek uyumlu ve derin duygusal atmosferler vurgulanmaktadır. İlk sahnede Silvia Settala ve Lorenzo Gaddi, Lucio’nun iyileşmesini ve yaratıcılığa geri dönmesini umarak konuşurlar; Lucio’nun yaşadığı travmatik olayların onun üzerindeki etkileri de ele alınır. Silvia, Lucio’nun hayata ve sanata yeniden ilgi duymaya başlamasıyla kendi duygularıyla mücadele ederken, geçmişteki sevgilisi Gioconda ile aralarındaki çözülmemiş gerilimler de işaretlenir. Oyunun prologu, ileride yaşanacak dramatik çatışmalar ve duygusal mücadelelerin tonunu belirleyerek aşk, anılar ve sanatsal arzular arasındaki kaçınılmaz çatışmayı öngörür.
Bu kitap hakkındaki Wikipedia sayfası: en.wikipedia.org/wiki/La_Gioconda_(play))