Dostoyevski’nin “Tüm Eserler 20: Büyük Şehrin Karanlığından: Sekiz Novella” adlı eseri, 19. yüzyılın ortalarından sonlarına kadar yazılmış novellalardan oluşan bir derlemedir. Bu kitapta, Petersburg merkezli sekiz hikaye yer almakta ve bu hikayelerde memurlar, öğrenciler ve diğer bireylerin vicdanlarıyla, yoksullukla ve hızla modernleşen bir şehrin baskılarıyla mücadeleleri anlatılmaktadır. Derlemenin giriş kısmında Dostoyevski, modern metropolün şairi olarak tanıtılır; bir giriş yazısında şehrin bu hızlı değişim süreci, kırsalın daha dengeli yaşam tarzıyla karşılaştırılır ve Saint Petersburg, Rusya’nın kaderinin trajik ve yapay bir simgesi olarak sunulur. Önsözde ise kitapta yer alan sekiz eser özetlenir ve başlık seçiminin nedenleri açıklanır. Hemen ardından ilk novella, adı belirtilmeyen eski bir devlet memurunun anlatımıyla başlar; bu kişi kendini hasta ve kin dolu olarak tanımlar ve ofisinde yaşadığı küçük zulümleri anlatır. Ayrıca aşırı bilinçliliğin eylemleri nasıl felç ettiğini de ifade eder ve aşağılanma, acı hatta diş ağrısında bile bulunan o “tuhaf zevki” analiz eder. Dostoyevski, dürtüsel davranan insanları kendi tembelliğiyle karşılaştırır; doğal yasanın “taş duvarını” vurgular ve rasyonel bencillik ile ütopik planlara şiddetle saldırır; insanların bazen özlerine aykırı seçimler yaparak bile özgürlüklerini savunacaklarını iddia eder.