Aristoteles’in “Küçük Doğa Kitapları, İkinci Cilt” adlı eseri, muhtemelen Milattan Sonra’nın ilk yüzyıllarında yazılmış bilimsel bir yayındır. Bu eser, duyusal olguları anlamak amacıyla felsefeyi ampirik gözlemle birleştirerek rüyaların doğası, nedenleri ve algı üzerindeki etkileri de dâhil olmak üzere çeşitli doğal olgulara ve insan deneyimlerine odaklanır. Bu cildin başlangıcında rüya kavramı ele alınır ve rüyaların ruhun akılcı kısmında değil, duyusal alanında meydana geldiği ileri sürülür. Aristoteles, rüya görmenin uyanıklık sırasındaki duyusal algıdan nasıl farklı olduğunu tartışarak başlar ve insanın rüyalarda canlı imgeler deneyimleyebilmesine karşın bunların uyanıkken olduğu gibi dış uyaranlar tarafından denetlenmediğini vurgular. Rüyaların önceki duyusal deneyimlerin kalıntı izlenimleri olduğunu öne sürerek uyku sırasında algı ve imgelemin işleyişine dair içgörüler sunar. Ayrıca Aristoteles, duygusal ve fiziksel durumların rüya görmeyi nasıl etkileyebileceğini inceler ve bu gece anlatılarında zihin ile beden arasındaki karmaşık etkileşime işaret eder.