Federico De Roberto’nun “Zamanın Rengi” adlı eseri, 19. yüzyılın sonlarında yazılmış felsefi bir incelemedir. Eser, edebiyatın ve gazeteciliğin doğasını ele alırken gazetelerin geçiciliğini edebî eserlerin kalıcı etkisiyle karşılaştırır. Giriş bölümünde çağdaş yaşamın hızlı değişimleri ve çılgın temposu üzerine düşünülür; hızlı tüketim ve uyum kabiliyeti talep eden bir toplumda entelektüel üretimin niteliği sorgulanır. Yazar, eserin başında gazetelerin geçip giden varlığını kitapların kalıcı özüyle karşılaştırarak çeşitli makalelerin edebî derlemelerinin “zamanın rengini” yakalayabileceğini öne sürer. Toplumsal değişimler ve teknolojik ilerlemeler nedeniyle edebî üslupların dönüşümü üzerine düşünür; modern yazarların bütünlüklü başyapıtlar yaratma tutkusundan yoksun olup olmadığını sorgular. De Roberto, demokratik ideallerin yazın üzerindeki etkisine değinerek hızlı toplumsal ilerleme ile hem edebiyatta hem de yaşamda anlamlı bir ifade arzusunun derinlerde yatan gerilimine işaret eder.