Fernán Caballero’nun “La gaviota” adlı eseri, 19. yüzyılın ortalarında yazılmış bir roman olup toplumsal dinamikler ve insan ilişkileri temalarını işlemektedir. Hikaye, bir gemide bulunan çeşitli karakterlerin deneyimleri aracılığıyla bu konuları ele almaktadır. Romana genç bir İspanyol adam olan Don Carlos de la Cerda ile Alman doktor Fritz Stein’in etkileşimleriyle başlanır; ikilinin farklı geçmişleri ve hedefleri vurgulanmaktadır. Romanın başlangıcında sahne, Falmouth’tan ayrılan “Royal Sovereign” buhar gemisinde geçmektedir ve yolcular deniz tutmasıyla mücadele etmektedirler. Bu kaos ortamında Don Carlos’un sakin tavrı ve soylu görünümü dikkat çeker; o, zor durumda olan bir İngiliz ailesinin halini izlemektedir. Don Carlos’un ilgisini, Navarra’daki iç savaşa gitmekte olan ve İspanya hakkında hiçbir bilgisi olmamasına rağmen cerrah olarak görev bulmayı uman genç Alman Fritz Stein çeker. İkili arasındaki sohbetler, Stein’in nazik doğasını ve ideallerini ortaya koyarken; Don Carlos da şefkat ve cömertlik göstererek yardım teklif eder ve bu sayede gelişmekte olan dostluk, ilerleyen olaylar açısından önemli bir rol oynayacaktır.